Küresel Isınma

Küresel ısınma, başlıcası atmosfere salınan gazların neden olduğu düşünülen sera etkisinin sonucunda, Dünya üzerinde yıl boyunca kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıklarda görülen artışa verilen isimdir. İklim sistemi içsel ve insani etkiler, Güneş'in periyodik aktiviteleri ve sera gazları, vb. nedenlerden etkilenmektedir. Günümüzde iklimbilimciler (klimatolog) küresel ısınma konusunda hemfikirdirler.
Bu değişimin detaylı nedenleri açık bir araştırma alanıdır ama bilimsel çoğunluk sera gazlarının son zamanlardaki sıcaklık artışının başlıca nedeni olduğunu belirtmektedir.

Nietzsche Kimdir?

Yaşadığı dönemin felsefi bakış açısından tamamiyle değişik olan ve bu yüzden de kısa müddetzarfında felsefe etraflarının dikkatini çeken Wilhelm Nietzsche, insan akılcılığını asal alan felsefi düşünceler geliştirmiştir. Yaradan’nın uzun müddet can verdiğini iddia eden Nietzsche, insanoğlunun hayatında dünya tecrübe et bu yalnız seyyare kadar tek başına kaldığını söylemiştir. Nietzsche’e göre insanoğlu artık Yaradan’dan bir şeyler istemek ve yüce bir gücün kendilerine vereceği büyük nimetlerin hayalini kurmayı bir kenara bırakmalıdır. Bu yüzden insanların dünya hayatına odaklanmasını ve Yaradan’dan bekledikleri istekleri bizzat kendilerinin gerçekleştirmeye çalışmasını ifade etmiştir. Bu vaziyetin Nietzsche tarafından “düşünce ile hayat arasında irtibat kurma” olarak da dile getirilir.
Emeli da zati “kuvvetli olduğunun şuurunda olan ve etrafındaki gerçeklikleri kendi aklını kullanarak ayırt edebilen” egemen insanların emellerine hizmet etmektir.

Bir başka değişle Nietzsche, egemen insanı gerçekliği kendi başına tespit edebilen ve güçlü olmaya doğuştan istemi olan kişi olarak tanımlamaktadır. Nietzsche insanoğlunun asıl emelinin yaşamaya devam etmek değil, daha fazla güç ele geçirerek konumunu yüceltmek olduğunu düşünmüştür.
Din felsefesinden bilimsu baskın görüşe, muasır ve popüler kültürden ahlak felsefesine bir hayli değişik alanda yazılar yazan ve görüşlerini ifade eden Nietzsche, çağdaş felsefede bilhassa postmodernizm ve egzistansiyalizm alanlarında tesirli olmuştur. Ahlak felsefesinin temel konularından olan “iyi ve kötü” üzerinde de bir hayli görüş ifade eden Nietzsche, iyinin ve kötünün “neye veyahut kime göre” nitelendirildiği meseleye da yanıt aramıştır. Tüm değerlerin bir “görecelilik asalına göre” ele alınması gerektiğini müdafaa eden Nietzsche, son zamanlarda “psikolog olan ilk feylesof” olarak da tanınmaktadır. Analitik felsefe üzerinde değişik alternatif görüşler de ifade eden Wilhelm Nietzsche, 1900 seneninde hayata veda etmiştir.

Paralel ve Meridyenler

Paralellerin Özellikleri

1) Başlangıç paraleli ekvatordur. ‘’ 0 ‘’ dır.
2) Her paralel dairesi 1 derecelik aralıklarla çizilmiştir. 90 tane kuzeyde 90 tane güneyde olmak üzere 180 tanedir. İki tanesi nokta halindedir.
3) Ekvatordan kutuplara giderken paralellerin dereceleri büyürken uzunlukları küçülür.
4) Pareleller her yerde boylamları dik açılarla keserler.
5) İki paralel arasındaki mesafe her yerde aynıdır.
6) Kuzey paraleli kuzeye gidildikçe, güney paraleli güneye gidildikçe artar.
7) Bir takım paralellerin özel isimleri vardır.

Boylamların Özellikleri:

Boylamlar kutuptan kutba varan, ekvatoru dikine kesen hayali dairelerdir. Başlangıç boylamı Londra nın Grenvech kasabasından geçer.

1.Başlangıç boylamı İngiltere nin Grenvech kasabasından geçer. ‘’ 0 ‘’ dır.
2.180 adet doğuda 180 adet batıda olmak üzere toplam 360 tanedir.
3.Doğu boylamlarının doğuya gidildikçe batı boylamları de batıya gidildikçe rakamları artar.
4.Boyları birbirine eşittirler ve kutuplarda birbirlerine yaklaşarak birleşirler. ( 200000 )
5.Ardışık iki boylam arası vakit farkı 4 dk dır. Ekvator üzerinde iki boylam arası mesafe 111 kilometre dir.
6.Bir boylam yarı dairesinin tam daire yapan yarı daireye o boylamın art boylamı denir.

Meşrutiyet Nedir?

 Hükümdarlıkla yönetilen bir ülkede hükümdarın başkanlığı altında meclis idarenine dayanan hükûmet biçimi.
 Osmanlı İmparatorluğunda 1876 Anayasasıyla başlayan ve 1918 Mondros Ateşkesine kadar süren, I. ve II. Meşrutiyet dönemi isimleriyle hatıralan müddet.

Karst Topoğrafyası

Suyun içinde erimiş halde bulunan maddelerin çökelmesiyle oluşmaktadır. Kireç taşı, göllerde, denizlerde ve yeraltı sularında yaygın olarak bulunan kirecin çökelmesiyle oluşmaktadır.
Kimyevi kayaçlar Kireçtaşı (kalker), traverten, kayatuzu, jips (alçı taşı) ve dolomit örnek verilebilir.
Kimyevi tortul kayaçlar su ile temasa geçince kolayca çözünmektedir. Bundan dolayı nemli ve sıcak abuhava şartları altında kimyevi tortul kayaçların bulunduğu alanlarda lapya, dolin, uvala, obruk ve polye gibi karstik şekiller oluşmaktadır.
Ayrı olarak mağaralar, sarkıtlar, dikitler, sütunlar da karst topoğrafyasının yer şekilleridir.
Karstik şekiller bilhassa saf ve kalın kireç taşları üzerinde daha iyi gelişme göstermektedir. Jips, anhidrit ve kaya tuzları üzerinde oluşan karstik şekiller ise kolayca tahrip olmaktadır.

Eşyükselti Eğrisi


Eşyükselti eğrisi, Münhani veya İzohips olarak da bilinir, bir haritada aynı yükseklikteki noktaları birleştiren eğri.
Eşyükselti eğrilerinin emeli, üç boyutlu yeryüzü şekillerini, iki boyutlu harita üzerinde temsil edebilmektir. Haritayı okuyan, bu eğrilere bakarak yeryüzündeki tepeleri, vadileri, ovaları, sırtları vs. gözünde canlandırabilir. Eşyükselti eğrilerinin okunması haritadaki diğer işaretlere mukayese et zordur ve eğitim gerektirir.
Eşyükselti eğrilerinin bulunduğu harita türüne "topografik harita" denir.
Eşyükselti eğrilerinin kimi özellikleri:
  • Hiçbir zaman çatallanmazlar.
  • Kesişmezler (kural dışı: 90 derece eğimli bir uçurum).
  • İki eşyükselti eğrisi arasındaki yükseklik sabittir.
  • Eşyükselti eğrilerinin sık olması eğimin fazla olduğunu, seyrek olması eğimin az olduğunu gösterir.
  • Eşyükselti eğrileri arasındaki rakım farkına 'Eküdistans aralığı' denir.
Eşyükselti eğrilerinin arasındaki yükseklik farkı, haritanın lejandında belirtilir. Harita okumayı kolaylaştırmak için bir takım haritalarda belirli sayıda eşyükselti eğrisinden biri (sözgelimi beşte biri) koyu çizilir. Bu koyu eğriye "fihrist eşyükselti" denir.

Etiketler: Eşyükselti Eğrisi,Eşyükselti,Eşyükselti Eğrisi Ödevi

Pascal Üçgeni

Pascal üçgeni, matematikte binom katsayılarını içeren üçgensel bir dizidir. Fransız matematikçi Blaise Pascal'ın soyadıyla anılsa da Pascal'dan önce Hindistan, İran, Çin, Almanya ve İtalya'da matematikçiler tarafından çalışılmıştır. Şimsi ise bir kümenin alt kümelerinin sayısını gösteren “PASCAL” üçgenini oluşturalım.
Kümenin Personel Sayısı:

s(A)=0............................................ ...............1
s(A)=1............................................ ............1.....1
s(A)=2............................................ .......1.....2.....1
s(A)=3............................................ ..1.....3.....3.....1
s(A)=4..........................................1. ....4.....6.....4.....1
s(A)=5......................................1..... 5.....10....10.....5....1 ...

Üçgenin tepesinde 1 yazdık.Sonraki satırların ilk ve son sayılarını yeniden 1 aldık.Bir satırda ardışık iki sayının toplamını, bu sayıların ortasına gelecek şekilde bir alt satıra yazdık.Bu işlemlere yukardan aşağı doğru devam ettik.
Mesela; s(A)=4 ..............1.....4.....6.....4.....1
s(A)=5..........1.....5.....10.....10.....5.....1
Bu tablodaki sayıların ne dile getirdiğini gösterelim.
A={a,b,c} kümesi 3 personelli olup bu kümenin alt kümelerini yazalım.
0 personelli alt kümesi{} 1 tane
1 personelli alt kümeleri{a},{b},{c} 3 tane
2 personelli alt kümeleri{a,b},{a,c},{b,c}3 tane
3 personelli alt kümeleri{a,b,c} 1 tane

s(A)=3 olan satırdaki sayılar olduğunu görünüz.ÖYLEYSE bu tablo, bir kümenin 0 personelli, 1 personelli, 2 personelli,....alt kümelerinin sayısını gösterir.
Pascal Üçgenini biraz daha büyüterek aşağıdaki örnekleri inceleyelim.
*6 personelli bir kümenin 2 personelli 15 tane alt kümesi vardır.(s(A)=6‘nın
satırındaki üçüncü sayı)
*5 personelli bir kümenin 2 personelli en az 3 personelli kaç tane alt kümesi olduğunu araştıralım:
3 personelli..........10..........(s(A)=5’in satırında 4. sayı)
4 personelli..........5..........(s(A)=5’in satırında 5. sayı)
*7 personelli bir kümenin en az 2 personelli kaç alt kümesi olduğunu araştıralım:
1.YOL: (21+35+21+7+1)=120
2.YOL: 2 7-(1+7)=128-8=120 (Neden?)

Binom Açılımı:
(a+b)n nin açılımında Pascal Üçgenindeki sayılar terimdeki katsayıları olur.a’nın kuvvetleri n den 0 a kadar azalarak, b’nin kuvvetleri 0 dan n ye kadar artarak yazılır.


(a+b)5=?
Katsayılar 1 5 10 10 5 1
A nın kuvvetleri a5 a4 a3 a2 a 1
B nin kuvvetleri 1 b b2 b3 b4 b6

(a+b)5=1a5+5a4b+10a3b2+10a2b3+5ab4+1b5


*(5x-3y)2=?
Katsayılar 1 2 1
5x’in kuvvetleri 25x2 5x 1
-3y’nin kuvvetleri 1 -3y 9y2
(5x-3y)2= 25x2 -2.5x.3y +9y2= 25x2 –30xy +9y2

Yukarda ki örnekten de görülebileceği gibi negatif terimin tek kuvvetlerinin olduğu terimlerin işareti negatiftir 

Anlatımda Bakış Açısı

1-) Kahraman Bakış Açısı : Hikaye veya romanlardaki olaylar, yapıttaki kahramanlardan birinin bakış açısıyla anlatılıyorsa birinci kişi (ben-biz) ağazından anlatım söz konusudur.

Örnek :Babam her sabah biz uyanmadan, karanlıkta kalkıyor, hiç bir şey yemeden ekmeğini alıp yola çıkıyordu. Akşam hava kararırken yalıdan dönen toplayıcılarla oda dönerdi. Her gün altı liraya kadar gündelik alıyordu sanırım. O parayla köyün bakkalından yiyecek öteberi alırdık.

2-) Gözlemci Bakış Açısı : Gözlemci kişinin (o) bakış açısıyla yapılan anlatımda anlatıcı , gördüklerini anlatan bir şahit konumundadır. Bu yolda anlatıcı, öykü kahramanından daha az şey bilir. Anlatıcı, hikayedeki kişilerin aklından geçenleri bilmez, nesnel bir tavır takınır. Olan bitenler okuyucuya kamera suskunluğuyla aktarır.

Örnek : Erkekler düğün evindeki bir odaya tıkılmışlardı. Kapıdan başka hiç bir yerden ışık almayan , toprak tabanlı odanın kenarında alçak bir sekinin üstünde şehirden getirdiği iki konuğuyla hancı Yakup Ağa oturmuştu. Düğün sahibi güveyinin büyük kardeşi - dört yana koşup ortalığı idare, konuklara ikram ediyor, kapıya yakın bir yerde panikleyip duran ihtiyar bir aşığa :" Ne duruyorsun çalsana ! " diye sesleniyordu. Yirmi beş otuz kişi küçük odanın kenarlarına sıkışıp oturmuşlar ve ortada ancak bir buçuk adım eninde ve boyunda bir yer : açık bırakmışlardı.

3-) Hakim / Tanrısal / Tanrı Bakış Açısı : Anlatıcı hikayelerde herşeyi biliyor, vakit ve mekan engeli tanımadan herşeyi görüyorsa hakim/tanrısal bakış açısı söz konusudur.Hakim bakış açısı olan anlatıcı, hikayelerde kahramanların psikolojik hallerini, akıllarından geçirdiklerini bil. Okura anlattığı yerin özellikleri ayrıntıl bilgi verebilir. Anlatım, üçüncü kişi "o" ile yapılır.

Örnek : "Sermet Bey, bir hafta sıbra kalabalık ailesiyle köşke taşındı. Halis bir zevk ehliydi. Her gece çalgı, çağanak, yemek, içmek, keyif, sofa gırla giderdi. Her zaman kadın akrabalarından kadın erkek 4-5 konuğu bulunuyordu. Sermet Türkiyeliydi ama Avrupalıların "gündüz cefa gece sefa " düsturumu kabul etmişti. Çocukları mektebe giderdi. Kızlarını büyük ticarethanelere katip diye yetiştirmişti.